YENİDOĞAN SÜNNETİ

İleri dönemlerde psikolojik sorunlara yol açacağı gerekçesiyle, 2-6 yaş arasındasünnet yaptırılması tavsiye edilmiyor.

Erkekliğe ilk adım olarak değerlendirilen sünnet, “Bu kadar küçük yaşta olur mu?” yaklaşımının aksine, doğar doğmaz yapıldığında yaşanabilecek pek çok travmanın da önüne geçilmiş oluyor.

Yenidoğan sünneti, cerrahi işlemin rahatlığı, çocukları idrar yolları enfeksiyonlarından korumasının yanı sıra, yara iyileşmesinin çabuk olması ve sünnet sonrası bakımın kolaylığı nedeniyle sünnet için en ideal dönem olarak kabul ediliyor.

Yenidoğan sünnetinin avantajları;

  • Genel anestezi gerektirmiyor,
  • Yara iyileşmesi hızla gerçekleşiyor,
  • Kanama ve şişlik riski azalıyor,
  • Bebek küçük olduğundan bakımı daha kolay oluyor,
  • Yenidoğan bebek anne sütü alırken rahatlıkla sakinleşebiliyor,
  • İşlem sonrası ağrıkesici ihtiyacı az oluyor ya da gerek duyulmuyor.

Yenidoğan sünneti için çeşitli yöntemler olmasına karşın klasik sünnet komplikasyon oranını en aza indirdiği için tercih edilmektedir. İlk 24 saatten sonraki dönem yeni doğan sünneti için tercih edilen zamandır. Böylece doğum sonrası hasta sünnetli olarak taburcu edilmiş olmaktadır. Bunun en önemli avantajı çocuğun henüz çevresinin farkındalığında olmadan işlemin yapılmasıdır. İlerleyen zamanlarda sünnet esnasında lokal anestezi yapılmasına rağmen bebeğin ayaklarını tutmaya tepki olarak huzursuz olduğu görülebilmektedir. Bu nedenle sünnet işlemi için doğumdan itibaren 15 gününü geçirmemekte yarar vardır.

 

Sertleşme Sorunu Tedavisi Nasıl Yapılmaktadır?

Sertleşme sorunu tedavisinde asıl amaç normal bir cinsel yaşam sağlamaktır. Bunu sağlamak amacıyla koruyucu hekimlik, birinci, ikinci ve üçüncü basamak tedavi adımları uygulanır. Koruyucu hekimlik bakımından değiştirilebilir risk faktörleri ve sebep varsa (örneğin sigara, uyuşturucu, alkol kullanımı) bunların düzeltilmesi tedavide öncelikle ele alınmalıdır. Bu şekilde durum düzelmiyorsa birinci basamak tedavi yöntemleri (cinsel danışmanlık, eğitim, psikolojik bir sorun varsa psikoseksüel tedavi ve ağızdan alınan ilaçlar) uygulanır.

Önemli bir halk sağlığı sorunu olan sertleşme sorununun tedavisinde maalesef konunun konuşulması hala tabu olarak görüldüğü için bazı hastalar konunun uzmanı üroloji doktoruna gitmek yerine tıp dışı yöntemlere başvurmaktadır. Sonuçta, hastalar ya fayda görmemekte, almaları gereken tedaviyi almakta geç kalmakta ya da sorunun altında yatan önemli bir hastalık da gözden kaçmaktadır. Unutulmamalıdır ki konu tek başına sadece sertleşme sorunu olmayabilir, altında daha ciddi başka bir hastalığın ilk belirtisi olabilir.

Son yıllarda sertleşme sorununun tedavisinde çok önemli gelişmeler olmuştur. İlk defa “KALICI TEDAVİ SAĞLAYAN YÖNTEMLER” uygulamaya konulmuştur. Bilindiği gibi bugüne kadar uygulanan ilaç tedavileri hastalığı tedavi etmemekte, sadece ilaç alındığı zaman sertleşme elde edilmesini sağlamaktaydı. Başka bir ifadeyle, ilaç alınırsa ereksiyon elde ediliyor, ilaç alınmazsa fizyolojik ve doğal olarak ereksiyon elde edilemiyordu.

 sertleşme sorununun tedavisinde kalıcı tedavi yöntemleri Lineer şok dalga tedavisi (LSWT-Renova) hastanemizde yapılmaktadır.